Skip to content
-
Subscribe to our newsletter & never miss our best posts. Subscribe Now!
  • https://www.facebook.com/
  • https://twitter.com/
  • https://t.me/
  • https://www.instagram.com/
  • https://youtube.com/
E Kitaphanem

E Kitaphanem haber portalı ve güncel içerikler

E Kitaphanem

E Kitaphanem haber portalı ve güncel içerikler

  • ANA SAYFA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • TEKNOLOJİ
  • TANITIM
  • İLETİŞİM
  • ANA SAYFA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • TEKNOLOJİ
  • TANITIM
  • İLETİŞİM
Subscribe
Close

Search

EğitimEkonomiHaberSağlıkTeknoloji

Üniforma gönlünce davranma salahiyeti tanımaz!

By Elif Yılmaz
13 Haziran 2026 2 Min Read
Üniforma gönlünce davranma salahiyeti tanımaz! için yorumlar kapalı

Üniforma gönlünce davranma salahiyeti tanımaz! Posted on 13 Haziran 2026 13 Haziran 2026 by Yusuf Arslan Genç kadın yüklü bir miktar parayı Türkiye’den İtalya’ya götürme teklifine “Evet” dediğinde bir şekilde narkotik şebekesine dahil olacağını biliyor muydu? 28 yaşındaki Rovigo’lu Maria Basco ’nun İtalya’da beraber yaşadığı Filippo ’yla mutlu bir ilişkileri vardı, lakin ekonomik durumları muhakkak ki pek parlak değildi! Bedavaya sağlanan biletle Maria İstanbul’a uçtu fakat bir süre sonra bir narkotik şube operasyonu sırasında polis tarafından tevkif edildi ve kuryelik suçlamasıyla Bayrampaşa (Sağmalcılar) cezaevine kapatıldı. Aradan birkaç hafta geçtikten sonra hapishanenin tuvaletinde intihar ettiği haberi geldi. Gerçi kendisiyle alakadar olması beklenen diplomatik temsilcilik mesuliyetlerini yerine getirmiş, görevililer onu sık sık ziyaret etmişti; lakin depresif bir hâlde olduğunun hakikati yeterince dikkate alınmış mıydı? Bu malumatı hassasiyet göstererek cezaevi yönetimiyle paylaşmaları acaba fayda eder miydi? Aslında, tutuklandıktan kısa bir süre sonra Rovigo’daki sevgilisi Filippo’nun overdozdan öldüğü haberi geldiği andan itibaren Maria zaten toparlanamamıştı. Onu hayata bağlayan son şey en azından Filippo’nun çocuğunu taşıdığına dair ümidiydi; öyle olmadığını anlamasıyla da, avukatına ifade etmiş olduğu şekilde: “Onsuz yaşamanın hiçbir manası yok” cümlesi ağzından dökülüvermişti… “Mahpusluk (La détention/Detention)” adlı belgeselde bir mahkûm içine kapandığında, depresif davranış biçimleri sergilediğinde, intihara meyilliymiş gibi göründüğünde cezaevi gardiyanlarının vaziyete hızla müdahale etmeleri gerektiği gözümüze sokuluyor. Halen devam etmekte olan Cannes’ın ACID seksiyonunda yer alan 2026 Fransa yapımı 132 dakikalık belgesel seyirciyi Fransa’nın cezaevi gardiyanları yetiştiren akademisine misafir ediyor. Filmin yönetmeni Guillaume Massart ’ın adını sinematografi ve Simon Kansara ile beraber senaryo hanesinde de görüyor ve hakkını teslim ediyoruz. Bazı diyarlarda muhakkak ki mümkün olmayacak bir rahatlıkla kendini teşhir eden, hatta belki günah çıkaran Fransa’daki devlet kurumunun zayıf noktaları kadar, teoride kalmadığı sürece takdir edilecek yanları da tek tek arzıendam ediyor. “Sesiniz tek silahınız!” Belgeselin başındaki gayet uzun sekansta acemi gardiyan adayları eğitmenin dersi üç saat ayakta yapma “tehdidi”yle karşı karşıya kalıp deyim yerindeyse sınanıyorlar. Bunun disiplinli ortamda emirlere mutlaka itaat etme zaruretinin bir parçası olarak algılayanlar da var, saçma bulup çaktırmadan sorgulayan da. Eğitmen otoritesini pekiştirirken gardiyan adaylarının hislerini açıkça itiraf etmelerini istiyor. Kimi mevzubahis emri manasız buluyor, kimi kösteklenmeye ve ardından öfkeye yol açabileceğini belirtiyor. Bu egzersizin aslında gardiyanların mesleklerini ifa ederken istikbalde muhtemelen uzun süreler ayakta kalmalarına dair bir hazırlık oluşturması bir yana öğrenciler bunun esasen mahkûmlarla iletişim kurduklarında onlarla özdeşleşmeye yönelik pedagojik bir “numara” olduğunu öğreniyor, bundan çıkarılacak empatik argümanlara odaklanıyor; akabinde öğrencilerin sandalyelerine oturmalarına nihayet müsaade ediliyor. Muhtelif eğitmenlerin uzmanlık alanlarına uygun olarak verdikleri derslerde gardiyan adaylarının mahkumlara yönelik ellerindeki tek silahın şahsi sesleri olduğu söyleniyor; sesleri, disiplini sağlamak, emirleri yerine getirtmek, karşılarındakileri sakinleştirmek veya ikna etmek için en zaruri “alet” statüsüne yükseltiliyor. Filmlerde ve televizyonda görmeye alışkın oldukları turuncu üniformalı, ayakları zincirle bağlı mahkûm ve belinde kelepçe, elinde cop veya silahla dolaşan fantastik gardiyan imajlarını unutmaları gerektiği de hafiften dalga geçilerek öğrencilere aktarılıyor. Belgeselde gardiyan adaylarına sık sık öz savunma tekniği antrenmanları yaptırılırken, pratikte gardiyanların mahkûmlara asgari zarar verecek taktikleri istikbalde muvaffakiyetle ifa etmelerine dair seyircinin dileği

Author

Elif Yılmaz

Follow Me
Other Articles
Previous

Göksel: Rüyalar da şarkılar gibi

Next

Bitcoin ETF’lerinde Tarihi Dönüm Noktası: 2 Trilyon Dolarlık Eşik Aşılıyor

SON YAZILAR

  • WhatsApp Kanallarında Medya Yönetimi Kolaylaşıyor
  • Google’dan AirTag’e Rakip: Pixel Tag Geliyor
  • 4 bin yıllık keşif tarih kitaplarını yeniden yazdırabilir
  • Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, haziran ayı iş gücü verilerini değerlendirdi
  • 24 milyon kişinin yaşadığı dev şehir yavaş yavaş batıyor: Evler, yollar ve tarihi yapılar tehlikede
  • TÜRK-İŞ temmuz verilerini açıkladı: Açlık ve yoksulluk sınırı ne kadar oldu?
  • Citi, Fed’e yönelik gevşeme beklentisini değiştirmedi
  • Hindistan’da para birimini korumak için yüklü döviz satışı
  • Etimesgut Belediyesi’ne operasyon… YENİ Parti’den Erdal Beşikçioğlu’nun gözaltına alınmasına ilk tepki: ‘Seçmen iradesi hedef alınıyor’
  • Azimut Holding/ Salar: Onaylardan sonra Yapı Kredi’nin dağıtım ağlarına entegre olacağız

Sayaç

Copyright 2026 — E Kitaphanem. All rights reserved. Blogsy WordPress Theme
Office Lisans Satın Al