Dört günlük çalışma haftası için denemeler devam ediyor: 60 şirket katılacak

Dört gün çalışılıp, üç gün tatil yapmak artık hayâl olmayabilir. Özellikle pandemiden sonra uluslararası pek çok şirket işlerin evden ve uzaktan da yapılabildiğini deneyimlerken pek çoğu verimliliğin arttığına da tanık oldu. Virüsün etkisini azaltmasıyla beraber bazı şirketler eski çalışma sistemlerine dönmeye çalışsalar da çalışanların direnciyle karşı karşıya kaldılar.

Apple CEO’su Tim Cook, çalışanları ofise çağırdığı mesajı yayınladıktan sonra çalışanların protesto mektubuyla ve hatta ofise gidilmesi halinde işi bile bırakabilecekleri tehdidiyle karşı karşıya kaldı.

İş dünyası yeni formüller ararken bir çalışma da İngiltere’den geliyor. İngiltere genelinde 60 şirkette 3 binden fazla çalışan, dünyanın herhangi bir yerinde gerçekleştirilecek en büyük pilot program olduğu düşünülen dört günlük çalışma haftasını deneyecek.

Apple CEO’su Tim Cook’un ofise dönüş çağrısı protestolarla karşılandı.

ÜRETKENLİĞİ ARTIRMAK İÇİN ÇALIŞMA GÜNÜNÜ AZALTMAK…

Pandemi işleri sonsuza kadar değiştirirken firmalar, daha kısa bir haftanın personel çekmeye ve elde tutmaya yardımcı olabileceğini söylüyor.

İlk olarak Haziran-Aralık ayları arasında uygulanacak olan programa, Londra merkezli bir bira şirketi ve Manchester merkezli bir tıbbi cihaz firması da dahil olmak üzere çok çeşitli işletmelerden ve hayır kurumlarından çalışanların katılması bekleniyor. Şirketlerin daha kısa bir çalışma haftası benimsemeleri, yüksek üretkenliği hedeflerken çalışma koşullarını iyileştirmenin bir yolu olarak ortaya çıkıyor.

Pilot uygulama, Oxford ve Cambridge üniversitelerinin yanı sıra ABD’deki Boston College’daki akademisyenler tarafından ve haftada dört gün çalışılmasını savunan kuruluşlarla (4 Day Week Global kampanya grubu, 4 Day Week UK Campaign ve Autonomy düşünce kuruluşu) ortaklaşa yürütülüyor.

SAATELERE DEĞİL ÇIKAN İŞİN KALİTESİNE BAKILIYOR

Haziran ayında başlaması planlanan deneme, daha önce İzlanda’da gerçekleşen ve 2.500’den fazla çalışanı içeren çalışmanın devamı niteliğinde olsa da çok daha geniş kapsamlı.

4 Day Week Global’in CEO’su Joe O’Connor, dört günlük çalışma sistemi için şunları söylüyor: “Yöneticiler, saatlerin miktarına değil, ortaya çıkan işin kalitesine odaklanan yeni bir çalışma modelini giderek daha fazla benimsiyor. Çalışanlar ise salgını, sağlıklı bir yaşam-iş dengesini neyin oluşturduğuna dair farklı beklentilerle geride bıraktı.”

Dört günlük haftayı deneyen ve son denemenin parçası olmayan diğer şirketler arasında Unilever, Panasonic ve Londra’nın perakende bankası Atom Bank yer alıyor.

“İYİ BİR İŞVEREN OLMAK İÇİN DAHA FAZLASINI YAPMAK…”

Dört günlük çalışma haftası denemesine katılan Royal Society of Biology’nin CEO’su Mark Downs, dört günlük haftayı deneme kararının kısmen inanılmaz derecede rekabetçi bir iş gücü piyasasına yanıt olduğunu söyledi: “Bu, mevcut personelimizi çekmek ve elde tutmak için iyi ve yenilikçi bir işveren olmak için daha fazlasını yapmaya çalışmakla ilgili. Bu tür olasılıklar büyük bir fark yaratıyor. Herkes için harika.”

Topluluğun 35 personeli çoğunlukla Londra, King’s Cross’ta çalışıyor, ancak bazıları pandemi sırasında uzaktan çalışmaya geçti. Downs, çalışanlara geçen hafta deneme hakkında bilgi verildiğini ve şimdiye kadar verilen yanıtların evrensel olarak olumlu olduğunu söyledi. Dernek haftanın beş günü açık kalacak, ancak çalışanlar Pazartesi-Perşembe ve Salı-Cuma vardiyaları arasında bölünmüş olacak.

DAHA AZ ÇALIŞILDIĞI ANLAMINA GELMİYOR

Dört günlük çalışma haftasıyla ilgili en büyük soru işaretlerinden biri ise daha az mı çalışılıyor olduğu. Oysa deneyim yönetimi şirketi Qualtrics’in yaptığı bir ankete göre, ABD’li çalışanların yüzde 92’si kısaltılmış çalışma haftasından yana.

Araştırmalar Belçika’daki yeni bir uygulamadan sonra artmaya başladı. Belçika’daki daha kısa çalışma haftası, 10 saatlik dört gün ile birlikte geliyor. Ayrıca bir yandan da 100-80-100 modelinin küresel bir denemesi gerçekleşiyor. Çalışanlar, zamanın yüzde 80’i için ücretlerinin yüzde 100’ünü alacak ve yüzde 100 üretkenliği sürdürmeye devam edecekler. 1 Nisan’da 37 Kuzey Amerika şirketi altı aylık pilot uygulamaya başladı.

Küresel deneme üzerine araştırma yürütecek olan Boston College’da sosyoloji profesörü Juliet B. Schor, “Birkaç yıl önce işin ve şirketlerin mantığında, insanlar daha uzun ve daha çok çalışmalıydı. Artık bu, tersine döndü; insanların beş günlük işi dört günde yapabilecekleri ve daha verimli olabilecekleri fikri var” dedi.

BAŞVURULAR YÜZDE 800 ARTTI

Bir dış mekan teknolojisi şirketi olan The Wanderlust Group da dahil olmak üzere birçok firma 100-80-100 modelini takip ediyor. Wanderlust Group CEO’su ve kurucu ortağı Mike Melillo, uyguladıkları modelin gerçekten işe yarayıp yaramadığı konusunda sık sık sorgulandığını söyledi.

Melillo, aynı zamanda şirket toplantı sayısını azalttı ve iletişimi geliştirmeye yönelik önlemler aldı. Melillo, aynı miktarda işin beş yerine dört günde yapılmasıyla, hamlelerin meyvesini verdiğini ve personelin üç günlük bir hafta sonundan sonra salı günü gerçekten şarj olmuş bir şekilde işe geldiğini söyledi.

Ve sözlerine şu şekilde devam etti:, “Rakamlar yalan söylemez. TWG’de çalışmak için daha fazla insan başvuruyor. Herhangi bir yıldan daha iyi sonuçlar alıyoruz. Aslında, başvurular geçen yıla göre yüzde 800 arttı ve Wanderlust, çalışanlarını yaklaşık yüzde 98 tutma oranına sahip oldu.”

Şirkete göre, geçen yılın geliri yıldan yıla yüzde 61 de arttı.

HEDEFE ULAŞMAK İÇİN DAHA İYİ BİR YOL

Dört günlük çalışma haftasını uygulayan çevrimiçi çocuk giyim perakendecisi Primary ise verimliliğin başarının anahtarı olduğuna inanıyor. Wanderlust gibi, toplantı saatlerini kısaltan şirket, insanların işlerine odaklanmalarına izin vermek için günün bir kısmını toplantılardan tamamen arındırdı. Şirket yetkilileri amaçlarının ve emellerinin değişmediğini ve ürünlerin depolara zamanında geldiğini belirtti.

Primer’in kurucu ortağı ve eş-CEO’su Christina Carbonell, uygulamayla ilgili şunları söylüyor: “Bu, insanların dört günlük bir haftada çok üretken olabileceğine ve üç gün izinli olmanın, fazladan bir güne sahip olmanın, hayatla ilgilenmenin ve her şeyi yakalama esnekliğine sahip olmanın bizi konumlandıracağına inanmakla ilgiliydi. Aslında hedeflerimize ulaşmak için çok daha da iyi bir yola girdik.”

SADECE İKİ SAAT 53 DAKİKA

Haftada dört gün çalışma, iş yerinde verimli geçirilen zamanla ilgili tartışmaları da yeniden gündeme getirdi. 2017 yılında İngiltere’den Vouchercloud tarafından yapılan bir araştırma, ortalama bir çalışanın her gün iki saat 53 dakika verimli bir şekilde çalıştığını buldu.

Ayrı bir şekilde, ABD’deki bir İş Gücü Enstitüsü tarafından 2018’de yapılan anket ise, tam zamanlı çalışanların neredeyse yarısının, kesintisiz çalıştıkları takdirde işlerini yapmanın her gün beş saatten az sürmesi gerektiğini söylediğini ortaya koydu.