İhracatta Euro depremi

İçeride sürekli artan maliyetler, dışarıda da ham madde tedariği, sevkiyat ve lojistikte yaşanan sorunlarla boğuşan ihracatçıyı, şimdi de Euro-dolar paritesi kaynaklı yeni kayıplar bekliyor.

Euro, son iki aydır dolar karşısında belirgin düşüş bir düşüş yaşıyor. Rusya’nın Polonya ve Bulgaristan’a gaz akışını kesmesinin ardından Euro/dolar paritesi, bugün 1,0483’e inerek Mart 2017 sonrası en düşük seviyesine geriledi.

Bu da, özellikle Avrupa pazarı ağırlıklı ilerleyen, ihracatının büyük bölümünü Euro cinsinden yapan otomotiv ve hazır giyim gibi sektörlerde Euro-dolar paritesi kaynaklı büyük kayıplar oluşturmaya başladı.

OTOMOTİVDE 500 MİLYON DOLARLIK KAYIP YARATTI

Sozcu.com.tr’ye konuşan Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Euro’nun dolar karşısında değer kaybetmesi ihracatının büyük bölümünü Euro cinsinden yapan otomotiv ihracatımıza olumsuz yansıyor. İhracat rakamları dolar olarak açıklandığı için dolar cinsinden ihracatımız parite nedeniyle düşüyor” dedi.

Çelik, “Yılın ilk çeyreğinde parite kaynaklı ihracat kaybımız 500 milyon dolar olmuştu” diye konuştu.

700 MİLYON DOLARI AŞMASI BEKLENİYOR

Çelik, bu kaybı şu şekilde açıkladı:

“Yılın ilk çeyreğinde otomotiv ihracatı yüzde 3 gerileyerek 7.5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Euro/Dolar paritesi geçen yıl ile aynı seyretseydi otomotiv ihracatımız bu dönemde yüzde 3 artacak ve 8 milyar dolar olarak gerçekleşecekti.”

Çelik, “Nitekim Euro cinsinden otomotiv ihracatımız yılın ilk çeyreğinde yüzde 4 artış gösterdi. Nisan ayında da parite düşük seyrettiği için ihracat kaybımız devam ediyor” diye konuştu.

Öte yandan, sozcu.com.tr’ye bilgi veren otomotiv sektörü temsilcileri, yılın ilk dört ayında parite kaynaklı toplam kaybın 700 milyon doları aşmasını beklediklerini kaydetti.

DOLARLA ALIP EURO İLE SATMAK MAKASI AÇTI

İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister ise, sozcu.com.tr’ye yaptığı değerlendirmede, Euro-dolar paritesinin dolar lehine değişiyor olmasının ihracatçılar için ithalat-ihracat makasında sıkıntılara yol açtığını aktardı.

Pelister, “Kimya sektörü ham madde bakımından yüzde 70 dışa bağımlı bir sektör. Üretim girdisi olarak kullanılan ham maddenin dolar olarak ithal edilmesi sonrası ihracatının Euro ile yapılmasıyla aradaki kur farkı ihracatçıya maalesef olumsuz olarak yansıyor” ifadelerine yer verdi.

HAZIR GİYİM KÂRLILIK ORANLARINDA YÜZDE 5 DÜŞÜŞ

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe ise, sektörün ihracatının yüzde 70’inin Avrupa’ya yapıldığını, Euro’nun dolar karşısında iki aydır kayıp yaşamasının ihracatçıyı dezavantajlı duruma getirdiğini anlattı.

Gültepe, “Alımlarımızın çoğunu dolarla yapıp, Euro ya da pound ile satıyoruz. Maliyetlerimizdeki artış sonrası fiyatlar artmış oluyor ama bunu aynı şekilde yansıtma şansımız yok. Aradaki makas da ihracatta kayıp yaşamamıza yol açıyor” dedi.

“Girdilerde devam eden artışlar sonrası bir de paritenin böyle olması büyük bir dezavantaj” diyen Gültepe, “Fiyat konusunda büyük bir problemimiz var. Fiyat farkı istiyoruz ama müşteri fiyatı değiştirmek istemiyor. Mecbur bir şekilde ya kâr marjından gidiyor ya da kârsız çalışmayı göze alıyorsun. Böyle bir dönemdeyiz” dedi ve  parite etkisiyle kâr marjında yüzde 5 erime olduğu bilgisini verdi.

‘SAVAŞIN ETKİLERİ HAZİRAN SONRASI ORTAYA ÇIKACAK’

Gültepe ayrıca, Rusya-Ukrayna savaşının hazır giyim ihracatında yarattığı olumsuzlukları yeni yeni görmeye başladıklarını, yaşanan kaybın hazirandan sonra daha belirgin bir hale geleceğine işaret etti.

“Savaşın etkisi, gelebilecek siparişlerle birlikte yavaş yavaş hissedilmeye başladı” diyen Gültepe, “Ham madde, iplik taraf  daha düşük kapasiteyle çalışıyor. Bunun bize yansıması iki ay sonra olur. Haziran ayından sonra savaşın net olumsuz etkileri olacak gibi duruyor” diye konuştu.

Rusya’ya ihracatın yüzde 40 oranında düştüğünü, Ukrayna pazarındaki kaybın ise çok daha derin olduğunu aktaran Gültepe, yurt içinde ihracatçıyı ilgilendiren son kararlara da değinerek şöyle devam etti:

“Türk Parasının Korunması ile ilgili son çıkan düzenlemeden sonra firmaların yaşadığı en büyük problem döviz çeki verememek oldu. O zaman sözleşmelerin ve faturaların da TL kesilmesi lazım. Bu haliyle büyük bir karışıklığa yol açıyor. Bir de ihracat gelirlerinin yüzde 40’ının Merkez Bankası’na gitmesi kararı var. Firmalar bu oranın yüzde 25’ten 40’a çıkarılması konusunda da oldukça rahatsız.”