Türkiye’nin ilk kadın tır şoförü ‘Leyla Abla’

Ağaçkoparan, uzun yıllar Türkiye ve yurt dışında tır şoförlüğü yapmasının ardından 5 yıl önce emekli oldu. Kadın olmanın ve mesleğin zorluklarını, sorunlarını ve güzelliklerini bulunduğu her ortamda anlatmaya gayret gösteren Ağaçkoparan, kaleme aldığı “Geri Vites Hayatlar” kitabıyla da tecrübelerini okuyucularıyla buluşturdu.

Türk Kızılayın “Bu Yollar Sensiz Olmaz – Uzun Yol Şoförlüğü Araştırma Projesi”ne destek vererek uzun yol şoförlerinin sorunlarına çözüm üretmeye çalışan Ağaçkoparan, zorluklarla dolu mesleğini kadınların da yapabileceğini anlatmaya çalışıyor.

Leyla Ağaçkoparan, AA muhabirine, kamyonculuk yapan babasından etkilenerek mesleğe başlama kararı aldığını ve bebekliğinden bu yana motor sesine aşina olduğunu söyledi.

Mesleğini severek yaptığını ve başarıyla tamamladığını ifade eden Ağaçkoparan, “Ne mutlu ki 1987’lerden beri süren serüveni emekli olmak suretiyle tamamladım. Şehirlerarası ve uluslararası başarılı seferlerim oldu. Hepsi birbirinden güzeldi, hepsi ayrı bir deneyimdi. Sevmeden yapılacak bir iş değil. Ailenizden uzak sosyolojik anlamda hep meraklı gözlere maruz kalmak… Ama ben çok normalleştirdim ve bunu her hanımın yapabileceğine inandım. Seven, isteyen bu mesleğe gönül vermiş herkesin yapabileceğine inandım.” diye konuştu.

Çalışırken ve emeklilik döneminde meslekle alakalı kadınlara katkıda bulunabilmek adına çalışma yapabilmeyi hayal ettiğini anlatan Ağaçkoparan, bu kapsamda Türk Kızılayın “Bu Yollar Sensiz Olmaz – Uzun Yol Şoförlüğü Araştırma Projesi”ne destek verdiğini ve deneyimlerini paylaştığını aktardı.

Ağaçkoparan, bundan sonraki süreçte de Türk Kızılay gönüllüsü olarak mesleki tecrübelerini paylaşmaya devam edeceğini dile getirerek şöyle devam etti:

“Yaşanmışlıklarıma tecrübelerime, cinsiyetçi ayrım olmadan otomotivde ve lojistikte bir insan yetiştirilmesi üzerine yapabileceğim ne varsa yapmayı hayal etmiştim. Kızılay ile burada yolumuzu kesişti. Mevcut sürücü kurslarımız var ama bu mesleğin okul akademisi açılmalı. En azından sürücü sanayiye gittiği zaman aracında hangi problemin olduğunu bilebilecek kadar bilgiyi almalı diye düşünüyorum. Aynı zamanda evrak tanzimini öğrenmeli, kurum ve kuruluşlar gerekli eğitimi verip yollara göndererek staj süresini tamamlamalı. Hep bunu savunuyordum, sanıyorum bu hayalim gerçekleşiyor çok mutluyum.”

– “MESLEKTAŞLARIMDAN KATİYEN KARŞIT BİR GÖRÜŞ ALMADIM”

Uzun yıllar yollarda direksiyon başında çalışmasının ardından 5 yıl önce emekli olmaya karar verdiğini söyleyen Ağaçkoparan, “Kolay hiçbir şey yok, ailenizden sevdiklerinizden uzakta olmak gerekiyor. Çok fazla sosyal hayatınız olamayabiliyor ama sevmek başarıyı getiriyor başarı da manevi tatmini getiriyor. Yetmez mi yani Türkiye’ye yakışan görüntüler bunlar. Meslektaşlarımdan katiyen karşıt bir görüş, fikir almadım, almıyorum alacağıma da inanmıyorum ancak tanımayan, bilmeyen kişilerin örneğin bir manevra yapıyorum koşturup her an bir yere vuracağımı zannetmesi ya da tedirgin olmasını görünce burada bir ön yargı var diyorsun.” şeklinde konuştu.

Her meslekte olduğu gibi uzun yol şoförlüğünün de zorlukları olduğuna değinen Ağaçkoparan, teknolojinin gelişmesiyle gelişen servis ağlarıyla bu zorlukların en aza indirgendiğine değindi.

Leyla Ağaçkoparan, zorlu mevsim koşullarının her zaman, herkes için hatta küçük araç sürücüleri için bile söz konusu olduğunu vurgulayarak “Mutlaka eğitim, emniyet ve bilinç orada çok devreye giriyor. Onun dışında gece gündüz zaten yoldasınız. Sevdiklerin uykudayken sen yolda olabiliyorsun. Bu işi seviyorsanız başarı için yapacaksınız.” dedi.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.