Beslenmede Melatonin, Seratonin ve Diğer Bazı Kritik Faktörler

Melatonin, uzun zamandan beri bilinen Pineal bez hormonudur. Yunancada “siyah” anlamına gelen “melas” ve “iş” anlamına gelen “tosos” kelimelerinin birleştirilmesinden oluşturularak “melatonin” kelimesi ortaya çıkarılmıştır.

Pineal bez, omurgalıların beyninde yer alan kırmızı-gri renkte, uyku-uyanma modülasyon kalıpları ve mevsimsel fonksiyonları etkileyen serotoninin türevi olan melatonin hormonu üreten bir bezdir.

Melatonin veya N-asetil-5-metoksitriptamin, triptofandan yapılmış ve Epifiz bezinde üretilmektedir.

Bu hormon sadece insan ve hayvanlarda yoktur; bakteri, mantar ve bazı alglerde de vardır. Bu hormonun hayatın anahtarı olduğu söylenebilir. Doğumdan itibaren salgılanmaya başlanır ve 45 yaşından sonra salgılanması azalır.

Gündüz ve gece döngümüzü kontrol eden ve bedenimizin günlük ritmini düzenleyen hormonu salgılar. Kışın gündüzlerin kısalıp gecelerin uzamasıyla melatoninin vücutta yapımı daha erken saatlerde başlamakta ve uzun gece boyunca yüksek seviyede kalmaktadır.

Melatoninin gün içi değişimine bakıldığında, kanda ve hücre içinde gece konsantrasyonları gündüze nazaran 3-10 kat daha fazladır. Melatoninin salgılanması genellikle akşam saat 21.00-22.00 saatlerinde başlar, 02.00-04.00 saatleri arasında maksimum seviye- sine ulaşır. Sabah 07.00-09.00 arasında ise azalmaya başlar.

Melatoninin hücre yenileyici ve bağışıklık sistemini düzenleyici etkisi vardır. Bilinen en güçlü antioksidanlardan biridir.

Melatonin vücuttaki tüm hücrelere girebilir. Melatoninin rollerinden biri, stresin bağışıklık sistemi üzerindeki etkisini, -stresin sebebi ne olursa olsun- yok etmektir. Bağışıklık sistemindeki yaşa bağlı bozulmalar ilk önce, 40-60 yaş civarında, Plazma Melatonin konsantrasyonunun azalması ile başlar. Melatoninin kanser engelleyici bir ajan olduğuyla ilgili çok sayıda bilimsel araştırma bulunmaktadır.

Melatoninin salgısı ile depresyon arasında da önemli bir ilişki vardır. Bu biyoritmi etkiler. Biyoritmin bozulmasının insanlarda mevsimsel depresyonu artırdığını ifade eden birçok araştırma vardır. Melatonin en büyük faydası ise kanserden korumasıdır. Kör insanların kansere yakalanmama sebebi de budur. Sürekli karanlık içinde oldukları için melatonin üretimleri çok fazladır.

Serotonin

Serotonin, sinir hücreleri arasında sinyaller gönderen bir nörotransmittir. Kimyasal bir sinir hücresi olarak beyinde ve bağırsaklarda üretilir, ayrıca az bir miktar kan trombositlerinde ve merkezi sinir sisteminde bulunur. Birçok fiziksel ve psikolojik işlev üzerin- de etkili bir hormondur. Beyin tarafından kullanılan serotoninin mutlaka beyinde üretilmesi gerekir.

Serotonin, duygu durum ve davranış üzerinde etkili olan bir hormondur. Mutluluk hormonu olarak da adlandırılan serotonin, tıp dilinde 5-hidroksitriptamin (5HT) olarak bilinir. Yeterli miktarda salgılandığında kişinin davranışlarını ve ruh halini olumlu yönde etkiler. Bu hormonunun beyin tarafından yeterli miktarda üretilememesi depresyon ve anksiyete başta olmak üzere pek çok sağlık sorununa yol açabilir. Serotonin eksikliğinin tedavisinde daha çok bu hormonun üretimini uyaran antidepresan ilaçlar reçete edilir. Düzenli ve dengeli beslenme, egzersiz ve meditasyonla da doğal yollarla beynimiz tarafından salgılanan serotoninin miktarını artırabilmemiz mümkündür.

Serotonin az salgılandığında dış dünyayı bir tehdit olarak algılayabiliriz. Saldırgan, gergin bir tutum sergileyen, insanları sevmeyen, yalnızlığı tercih eden kişilerin bu şekilde davranma- sının en önemli nedeni, beyinlerindeki Serotonin miktarındaki düşüklüktür.

Bu hormon iştahımız üzerinde de rol oynar. Sürekli tatlı ve hamur işi tüketmek istememizin en önemli nedeni, serotonin hormonunun vücutta az salgılanması ya da tam tersi bir durumdur. İçerisinde bulunduğumuz mutsuzluk ve stres, genel vücut özelliklerimize göre farklılık gösterir. Serotoninin ne aşırı ne de az miktar olması gerekir. Az salgılanması durumunda halsizlik, sürekli yorgunluk, enerji kaybı gibi birçok düşüş yaşanabilir.

Serotoninin birçok işlevi vardır. Mide ve bağırsaklarımızda bulunan Serotonin, bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine katkıda bulunur. Hormonun eksikliğinde kişi kabızlık, şişkinlik gibi şikayetler yaşar.

Vücudumuzda bulunan yaraların iyileşmesi ve kapanması için kanda bulunan trombositler Serotonin salgılar, ayrıca küçük kan damarlarını daralttığından kan pıhtılaşmasını sağlayarak kanamayı durdurur.

Kemik sağlığı için de son derece belirleyici bir hormondur. Aşırı miktarda salgılandığında kemik zayıflamasına yol açabilir, bu da bir süre sonra Ostreoporoz’a dönüşebilir.

Beyinde ve vücudun genelinde az miktarda serotonin olması libidoyu yükseltir, fazla salgılanması ise cinsel isteksizliğe yol açar. Yani sağlıklı bir cinsel yaşama sahip olabilmek için vücutta bulunan serotoninin normal seviyelerde olması gereklidir. Serotonin beynimizin uyku ve uyanma sürecini kontrol eden bölümlerini uyarmak- tan sorumludur. Uyurken ya da uyanıkken beynimizde hangi bölümün uyarıldığı, hangi serotonin alıcısının kullanıldığına bağlıdır.

Karanlık bir odada uyumanın da Epifiz bezi için çok besleyici olacağını söylemiştik. Çünkü epifizin en önemli salgısı olan melatonin sadece karanlıkta salgılanır. Yani gece lambası ışığında ya da ışığı kapatıp karanlıkta TV izlerken uyumak da hormonun üretimini sekteye uğratıyor. Ayrıca en kaliteli uyku için 23.00-04.00 saatleri arasında uykuda olmak gerekiyor.

YouTube

Twitter

Instagram

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio’nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx